AVRUPA KENTSEL ŞARTI İLKELERİNİN ULAŞIM SİSTEMATİĞİ İÇİNDE İRDELENMESİ

sustainable urban mobility

Bu araştırmanın hedefi, motorlu taşıt öncesi dönemde, motorlu taşıt olgusunun boyutu ve etkileri bilinmeden oluşan Türk kentlerinde yaşanan kentiçi ulaşım ve dolaşım sorunlarına, “Sürdürülebilir Ulaşım” ve “Bütünleşik Ulaşım Politikası”na yönelik olarak ortaya konulan “Avrupa Kentsel Şartı, Ulaşım ve Hareketlilik İlkeleri”nin çözüm olabileceğini ortaya koymaktır.


Yaya ve hayvan sırtında erişimin egemen olduğu dönemde “kendi kendine” gelişen, takiben otomobil öncesi Osmanlı Döneminde 1848 yılında yürürlüğe giren “Ebniye (Yapılar)” ile 1863 yılında yürürlüğe giren “Turuk (Yollar) Nizamnameleri” ile oluşan ve Cumhuriyet Dönemi’nde ise 1933 yılında yayımlanan 2290 sayılı “Belediye Yapı ve Yollar Kanunu” ile şekillenen kentlerimiz, bugün sürekli artan taşıt trafiği karşısında yoğun ulaşım ve dolaşım sorunları ile karşı karşıyadır.
1950’li yıllara kadar özellikle kentlerimizin çekirdek alanlarının oluşumunda egemen olan 1933 yasasının ortaya çıkarttığı kent dokusu, 1950’den sonra başta İstanbul olmak üzere müdahaleler ile o dönemde, tarihi kalıtım dışlansa bile bir ölçüye kadar taşıt hareketliliği yönünde değiştirilmeye çalışılmıştır. Bugün gene de kentlerimizin merkezi alanlarında 1933 ve 1956 Yasaları ile oluşmuş kent dokuları egemendir.


Takip eden yıllarda, “arazi kullanım – yolağı” ilişkisi dışlanarak, mevcut yolağı sabit tutularak, “arazi kullanım” kararları, arazi rantı uğruna yoğunluk arttırıcı yönde sürekli değiştirilmiş, yollara kaldırması olanaksız yerleşim ve taşıt yoğunlukları yüklenmiştir. Kentlerimizde bu çarpık yaklaşım sonucunda ortaya çıkan “ulaşım ve hareketlilik” sorunlarının çözümü için, günümüzde hala fiziki sınırlar, kamusal maliyetler dışlanarak sadece yeni yolların açılması, ulaşımın ağırlıklı olarak karayolu taşıtlarına bağımlı şekilde çözümlenmesi yönünde çabalar sergilenmektedir.
Tüm dünyada otomobil ile ulaşımın ölçeği ciddi bir şekilde tartışılırken, otomobil kullanımına alternatif çözümler üretilirken, maalesef ülkemiz karar vericileri ile bürokratları, otomobil egemenliğini hala kabul etmekte ve kentlerimizdeki altyapı yetersizliğine rağmen bu egemenlik yönünde, karayoluna ve özellikle de otomobile bağımlı ulaşıma yönelik çözümleri öne çıkartmaktadırlar. Geçmişten gelen, süresi dolmuş yaklaşımları “olduğu gibi kabul eden” karar vericiler, böylece koruyucusu ve sorumlusu oldukları “kamu mekanları” ile “kamu fonları”nı toplumumuzun otomobil sahibi azınlığına tahsis etmektedirler.


Bugün, özellikle tarihsel kalıtıma sahip yaşlı kıta Avrupa’nın kentleri, karşılaştıkları olguları değerlendirerek, onlardan ders alarak, ülkenin ekonomi-politik yaklaşımı ne olursa olsun, “Avrupa Kentsel Şartı” başlığı altında birleştirdikleri bir dizi ilke kararları kapsamında çözmeye çalışmaktadırlar.
“Avrupa Konseyi” üyesi tüm ülkelerce “Ortak Kent Politikası” olarak benimsenerek yaşama geçirilmek üzere hükümetlerce ulusal dillere çevrilip yayımlanan “Avrupa Kentsel Şartı”na bir rehber program, özellikle bunalımda olan kentler için, bunalımdan çıkış yolunda bir ilkeler bütünü olarak bakılmaktadır.
Söz konusu “Avrupa Kentsel Şartı”, “Yerel Yönetimler Özerklik Şartı” gibi Türkiye dahil birçok Avrupa Hükümeti’nce kabul edilmiş değilse de, getirdiği ilkeler ile kent içi ulaşım ve hareketlilikte, geleceğe yönelik ışıklar saçmaktadır.


Yoğun ve gittikçe derinleşen “ulaşım ve dolaşım” sorunu yaşayan İstanbul ve benzer kentlerimizde, kökten değişim hedeflenerek, “Avrupa Kentsel Şartı, Ulaşım ve Hare¬ketlilik İlkeleri”nin erişimin sağlanması için uygulanması gerektiği görülmektedir.
Bu araştırma kapsamında, “Avrupa Kentsel Şartı” içinde birincil konu başlığı olarak yer alan “Ulaşım ve Hareketlilik”e yönelik “İlkeler”, Türkiye ortamına göre irdelene¬cek ve Türk Kentlerinde uygulanabilirliği incelenecektir. Özetle bu araştırma ile;

  • motorlu taşıt, özellikle otomobil öncesi dönemde, motorlu taşıt, özellikle otomobil olgusu göz ardı edilerek oluşan kentlerimizde,
  • tüm gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi hızla artan motorlu taşıt, özellikle otomobil adedi karşısında ortaya çıkan soruna çözüm üretme sürecinde İstanbul ve İzmir deneyimleri öne çıkartılarak,
  • ulaşım ve hareketlilikte “Avrupa Kentsel Şartı, Ulaşım ve Hareketlilik İlkeleri”nin uygulanabilirliği
    ortaya konulmaya çalışılmaktadır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir