Bu çalışma, geleneksel inanışta mutlak bir yok oluş ve korku temasıyla özdeşleşen “Kıyamet” kavramını; etimolojik kökenleri, Yeni Ahit (İncil), Kuran-ı Kerim ve evrensel bilgi kaynakları (Varlık Bilgisi) ışığında yeniden konumlandırmaktadır. Kıyametin bir “son” değil, kelime anlamı olan “uyanış” ve “ayağa kalkış” ile örtüşen bir “başkalaşım” (transfigürasyon) süreci olduğu savunulmaktadır.
Metin boyunca, Yeni Ahit’teki “Apokalips” (perdenin kalkması/açığa çıkma) kavramı ile Kuran’daki “yeni bir yer ve yeni bir gök” vaadi arasındaki teolojik paralellikler irdelenmektedir. Hz. Nuh ve Hz. Lût kıssaları üzerinden günümüz dünyasındaki maddi gaflet ile yaklaşan ilahi dönüşüm arasındaki bağlar analiz edilmektedir.
Çalışma, kıyameti bir felaket senaryosu olmaktan çıkarıp, insanlığın yapıp-ettikleriyle şekillendirdiği, korkudan ziyade umut ve kurtuluşu müjdeleyen evrensel bir tekâmül eşiği olarak tanımlayarak sonlandırmaktadır.
